Manevi İklim

Şeytan da sizden şikâyetçi‏

2013-12-15 17:58:00

İmân ile küfür birbirlerine zıt olduğu gibi, âhıret de, dünyânın zıddıdır. Dünyâ ve âhıret bir araya getirilemez. Âhıreti kazanmak için, dünyâyı yani harâmları, günâhları terk etmek lâzımdır. Resûlullah efendimiz; (Lâ ilâhe illallah diyenler, dünyâyı dinden üstün tutmadıkça, Allahü teâlânın gadabından, azâbından kurtulurlar. Dîni bırakıp, dünyâya sarılırlarsa, bu kelime-i tevhîdi söyleyince, Allahü teâlâ, onlara, yalan söylüyorsun! buyurur) buyurmuştur. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: “Dünyâ, seni, Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeyler demektir. Kadın, çocuk, mal, rütbe, mevki düşüncesi, Allahü teâlâyı unutturacak kadar aşırı olursa, dünyâ olur. Çalgılar, oyunlar, mâlâya'nî ile yani faydasız, boş şeylerle vakit geçirmek, hep bunun için dünyâ demektir. Peygamber efendimiz; (Dünyâ ile âhıret birbirinin zıddıdır, birbirine uymaz. Birini râzı edersen, öteki gücenir) buyurmuşlardır. Allahü teâlânın sevmediği bu dünyânın arkasında koşmamalıdır! Ne sattığını ve buna karşılık neyi aldığını düşünmelidir! Dünyâyı ele geçirmek için âhıreti vermek ve insanlara yaranmak için Allahü teâlâyı bırakmak alçaklık ve ahmaklıktır. Din ile dünyâyı birlikte kazanmak imkânsızdır. Âhıreti kazanmak isteyenin, dünyâdan vazgeçmesi lâzımdır. Bu zamânda, dünyâyı tamâmen terk etmek, kolay değildir. Hiç olmazsa, hükmen terk etmek, yani terk etmiş sayılmak lâzımdır. Bu da, her işte İslâ... Devamı

Gaflete düşene; ‘gel kardeşim…’ diyelim...

2013-04-02 15:28:00

    Müslüman uyarılmayı kabul eder Vaaz, nasihat, emr-i bilmaruf ve nehy-i anil-münker yap, yani iyiliği, hakkı tavsiye et ve kötülüğü uzaklaştır! “Hatırlat, zikir (hatırlatmak) ve vaaz müminlere fayda verir.” (Zariyat, 55) Hepimiz biliriz ki fasıklara, günahında ısrar edenlere, Kur'an, Tevrat ve İncil'in hepsini okusan da onun kulağına girmez, bunlardan bir fayda görmez. Bakınız Allah-u Zülcelâl ne buyuruyor; “Vaaz, nasihat, müminlere fayda eder.” Demek ki, burada bize Allah-u Zülcelâl tarafından bir emir vardır ki, mümin sıfatıyla bu nasihatlerden faydalanmamız gerekmektedir. Bazı insanlarda olduğu gibi hiç kulağına girmemek, bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak ya da duyup da tatbik etmemek şeklinde olmamalıdır. Nasıl ki, bazı insanlar, “İşte, şu kişilerin kararları kâğıt üzerinde kaldı, hiç bir fayda sağlamıyor, tatbik edilmiyor” diyorlarsa vaaz da böyledir. Hakikaten, tatbik edilmeyen kararın hiç bir faydası yoktur. Bunun için vaazlarda anlatılanları tatbik etmek lazımdır. Söylenen emir ve nehiyleri yerine getirmek lazımdır. Elden geldiğince nefis ve şeytanla mücadele ederek o vaazları tatbik etmeye çalışmalıdır. Buna ek olarak insan; kalbine, ruhuna, sırrına, Allah ile kendi arasındaki duruma daima dikkat etmelidir. İnsan manevi olarak düzeldiği zaman, o maneviyatın düzelmesiyle, mutlaka zahiri azaları da düzelecektir. İnsanın maneviyatı, kalbi, sırrı iyi olmadığı zaman, o kişi ne kadar mücadele etse, gayret gösterse de kendini düzeltemez. Bunun için Ashab-ı Kiram, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi veselleme, bu tür manevi hastalıkların tedavi etmesi için çok soru sormuşlar ve bu konuda çok gayret sarf etmişlerdir. Çünkü insa... Devamı

Kusura bakmayız...

2013-02-04 14:47:00
Kusura bakmayız... |  görsel 1

  Sen düşünce ben kalkacak değilim. Allah’ın bir kulu olarak, insan olarak görünmez bir bağla sana bağlıyım. Sen ayakta durduğun sürece ben dimdik yaşama fırsatı bulacağım. Senin kötülüğünü istemem ancak kendi canıma kastetmemdir. Gıybetin, yani bir başkasının arkasından konuşmanın, onun yanlışlarını, kusurlarını ortaya dökmenin ne kadar kötü olduğunu biliyoruz. Çünkü hayatta en kırıldığımız, kendimizi kötü hissettiğimiz anlardan biri de başkalarının bizim arkamızdan konuştuklarını öğrendiğimiz anlardır. Ne kötü olduğunu başımıza geldiği zaman iyice anladığımız bu  davranıştan kurtulmamız gerektiğine şüphe yok. Hayatımıza ve kalbimize nasıl zarar verdiğini görüyoruz. Bu illet yüzünden insanların arası açılıyor, hiç yeri yokken düşmanlıklar oluşuyor, yuvalar bile yıkılabiliyor. Buna rağmen onu terk etmede, yakamızdan söküp atmada zorlanıyor, kötülüğünü sürekli tekrarlamamıza rağmen ondan kurtulamıyoruz. Sonuçta bu bir şahsiyet meselesi oluyor. Bir kişilik, insan olma meselesi. Öyle ya, nasıl bir kişi başkalarının kötülüğünü isteyebilir, onların yanlış yapmasını, kusurlarının ortaya çıkmasını fırsat bilir ki! Aynaya bakınca gördüğümüz insan, başkalarının arkasından dolaplar çeviren biriyken ona saygı duyabilir miyiz? Belki de aynaya çok bakmamak gerek! İşin kolayı bu. Fakat Allah ve Rasulü gıybetin kötülüğünü açık bir şekilde bildirmiş ve insan damarlarımız bunun kötülüğünü hissetmişken, bu davranıştan vazgeçmemek artık ayıp. Kesin bir karar vermek gerek. Şu andan itibaren kimsenin arkasından konuşmayacak, kimsenin kötülüğünü istemeyecek, içim... Devamı

Saç beyazlatan rüya

2013-02-04 14:40:00
Saç beyazlatan rüya |  görsel 1

  Muğla’nın Milas kazasında orta yaşlı bir adam, bir gece rüya görmektedir: Kendisi ölmüştür. Yıkarlar, kefenlerler ve mezara defnederler. Rüya çok net ve berraktır. Adam mezara konduktan ve üzeri örtüldükten sonra kapkaranlık bir yerde kalır. Bir müddet sonra sağ tarafından bir menfez açılır ve iki kişi girer. Bunlar kendilerinin münker ve nekir olduğunu söylerler. Kendisini alıp o menfezden geçirerek geniş bir sahaya, pazar gibi bir yere getirirler. Bir üzüm tezgahının basma geçirerek karşıdan gelen bir zata üzüm satmasını söylerler. Münker ve nekir de kendisinin sağ ve solunda muhafız gibi durarak satışa nezaret ederler. Kendisinin alış-verişte cüzî bir haksızlık yaptığını gören münker ve nekir hemen tezgahın basından alarak çok büyük bir kapının yanma getirirler. Kapı kale kapışı gibi çok büyüktür. Kapının yanına gelir gelmez kapı otomatik olarak açılır. Rüya sahibinin o anda gördüğü manzara çok korkunçtur. Müthiş bir yangın ve içerisinde yanan insanlar vardır.İnsanlar bir taraftan yangın ve içerisinde yanan insanlar vardır, insanlar bir taraftan yanmakta; bir taraftan da derileri ve vücutları tazelenmektedir. Yanan insanların çıkardıkları feryatlara dayanılır gibi değildir. Münker ve nekir adamı, meydanın tekrar ortasına getirirler. Kendisine: Cezanın orada gördüğü gibi yanarak mı, yoksa bir başka şekilde verilmesini mi, istediğini; hangisine razı olduğunu sorarlar. Adam gördüğü o müthiş yangında yanan insanların yanmasındaki cezaya razı olmayıp bir başka cezaya razı olduğunu söylemesi üzerine, birdenbire vücudunda binlerce derece bir hararetin baş gösterdiğini bütün dehşetiyle hisseder. Dayanılmaz bir ... Devamı

Doğumu kolaylaştırmak için okunacak dualar

2013-01-30 16:16:00
Doğumu kolaylaştırmak için okunacak dualar |  görsel 1

  Bayanların korkulu rüyası doğum anında okunmasında fayda bulunan birkaç duayı derledim. İnşallah okuyup nasipleniriz. Sümmes sebila yesserahu  Abese suresinin 20.ayetidir.anlamı 'sonra ona yolu kolaylaştırdı.'   Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr (Rabbim kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır.)   Rabbi enni messeniyed durru ve ente erhamur rahimin. Muhakkak ki bana bir zarar dokundu (hastalık geldi). Ve Sen rahmet edenlerin en çok rahmet edenisin.   İnşikak suresinin ilk 3 ayeti  Bismillahirrahmanirrahim 1.    İzessemaunşakkat.     2.    Ve ezinet lirabbiha ve hukkat.     3.    Ve izel'ardu muddet.    (Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,   Yer uzatılıp dümdüz edildiği zaman)   Devamı

Dua....

2013-01-28 23:57:00
Dua.... |  görsel 1

'Allah'ım! Nimetinin yok olmasından, verdiğin afiyetin (nimet ve sağlığın) bozulmasından, ansızın cezalandırmandan ve öfkene sebep olan herşeyden sana sığınırım' (Müslim,Zikir,96) Devamı

Mevlid Kandili

2013-01-23 18:29:00
Mevlid Kandili |  görsel 1

  İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12. gecesi doğmuştur. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.  O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.  Sevgili Peygamberimizin tebliğ ettiği İslâm dini ile dünya aydınlandı, tek Allah inancı ile kalpler nurlandı. Eşitlik, adalet ve kardeşlik geldi. O'na inanan toplumlar gerçek huzura kavuştu. O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.  Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.  Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.  Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.  Yeryüzünü mânevî bir karanlık kaplamıştı.  Mevcudat, beşerin zulüm ve vahşetinden adeta mâteme bürü... Devamı

Ayet-el Kürsi'nin okunuşu

2013-01-14 15:07:00
Ayet-el Kürsinin okunuşu |  görsel 1

ALLAHü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm. ALLAH… O’ndan başka İlah yoktur. Diridir, Kaimdir. O’nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. İzni olmaksızın O’nun Katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O’nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O’na güç gelmez. O, pek Yücedir, pek büyüktür. Devamı

Sağır taklidi yapan zat (Hâtem-i Esamm -kuddîse sirruh-)

2013-01-09 19:10:00
Sağır taklidi yapan zat (Hâtem-i Esamm -kuddîse sirruh-) |  görsel 1

  Tasavvuf tarihinin meşhur sîmâlarından biri olan Belhli şeyhlerinden Hâtem-i Esamm -kuddîse sirruh-, Allah ve Rasûlü'nün mânevî terbiyesi ile nefsini ve rûhunu incelterek ahlâkını yüce bir mertebeye yükseltmeye muvaffak olmuş müstesnâ bir şahsiyettir. Hazretin, işitme hissi gayet sıhhatli olmasına rağmen "Esamm" yani "sağır" lakâbıyla meşhûr olması pek ibretli bir hâdiseye dayanır:  Bir gün kendilerine mârûzâtta bulunmak üzere dertli bir kadıncağız geldi. Tam merâmını anlatmaya başlamıştı ki, kadından gayr-ı ihtiyârî olarak çok çirkin bir ses sâdır oldu. Kadın bir mum gibi eridi, âdetâ mahvoldu. Hâtem hazretleri ise, kadının mahcûp olup zor durumda kalmaması için hiçbir şey duymamış gibi kendisini işitmezliğe verdi ve elini kulağına götürerek:  "-Bacım, yüksek sesle söyle, kulağım sağırdır, ağır sözü işitmez." dedi.  Kusurunun gizli kaldığını zanneden kadın, tekrar dünyaya gelmiş gibi rahatladı. Merâmını yüksek sesle tekrar anlatmaya başladı.  Rivayete göre, bu hadiseden sonra Hâtem hazretleri, kadının duyup da incinmemesi için, o ölene kadar tam on beş yıl herkese sağır rolü oynadı. Bu münâsebetle de kendisine "Hâtem-i Esamm" yani "Sağır Hâtem" denildi.  Bu misaldeki parlak inceliği ve ahlâkî seviyeyi, sadece kitaplardan edinilen mâlumatlarla hayata geçirmek elbetteki mümkün değildir. Hâtem Hazretleri'nin sergilediği bu nezâket ve fazîlet, onun Cenâb-ı Hakk'ın "Settâru'l-Uyûb" yani "Ayıpları örtücü" sıfatından aldığı hisseyi ahlâka inkıl&a... Devamı

Kabirde İpin Hesabı...

2013-01-09 18:56:00

  Bir şehrin en zengini öldüğünde, tellallar sokaklara dökülüp;  - Ey ahali, diye bağırmışlar. Biliyorsunuz Veli efendi öldü. Bir vasiyeti var.  Âhiret hayatına alışabilmek için, kendisine bir günlük yardımcı arıyor. Kim ki,  mezardaki ilk gecesini onunla beraber geçirirse,Veli Efendiye ait servetin yarısı  kendisine verilecektir. Ey ahali,duyduk duymadık demeyin....  Tellalların bütün çabasına rağmen kimse bu parlak, fakat korkulu vasiyete kulak  vermemiş. Ama sonunda, şehrin en fakir hamallarından birisi çıkmış ortaya.  Adamcağız bakmış ki, hayatta zaten sırtındaki küfesinden ve ipinden başka bir şey  yok. O halde "hamal olarak yatıp, ertesi sabah zengin olarak kalkarım" diyerek razı  olmuş... Genişçe bir mezara,iyice kefenlenen zengini ve yanına hamalı yatırmışlar. Az  sonra sual melekleri gelmiş.  “İkisi de bize emanet” diye konuşmuşlar.  “Zengin nasıl olsa kalacak, su hamaldan başlayalım.” Sormuşlar:  - Dünyada malin mülkün var miydi?  - Alay etmeyin demiş, hamal. Sırtımdaki küfeden ve ipten başka hiçbir şeyim  olmadığını siz de bilirsiniz.  - Peki diye eklemiş melekler, o ipi ne karşılığında aldın. Sonra küfeyi ne iş  gördün de nasıl elde ettin?  - Anlatmış hamalcağız. Beş kişinin malini 10 kurusa taşıdım. İkisini yedim,  sekizini sakladım. Ertesi gün de ayni isleri yaptım. Yemedim içmedim, ucuza taşıdım  ve bunları aldım.  Melekler:  - Çık demişler, çık... Olmadı... Hasan Efendiden aldığın para, hak ettiğinden çok  düşük. Biz ondan bunun hesabini soracağız. Mehmet Efendiyle de ucuza anlaşmış  ve ucuza taşımışsın...  - İyi ama, diye cevaplamış hama... Devamı

İhlas suresinin faziletleri nelerdir?

2013-01-09 17:52:00
İhlas suresinin faziletleri nelerdir? |  görsel 1

  İhlâs suresini [Kul hüvellahü ehad...] okumanın fazileti çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (İhlâs suresini okumak, Kur'an-ı kerimin üçte birini okumaya denktir.) [Buhari] (On kere İhlâs okuyana Cennette bir köşk verilir.) [İ. Ahmed] (Yatarken yüz kere İhlâs okuyan Cennete girer.) [Tirmizi] (Sabah namazından sonra 11 kere İhlâs okuyana, Cennette bir köşk verilir.) [Haraiti] (Sabah namazından sonra 12 kere İhlâs okuyan, Kur'an-ı kerimi dört defa hatmetmiş gibi sevaba kavuşur.) [Bezzar] (Sabah akşam üç kere İhlâs ve Muavvizeteyni okumak, bela ve sıkıntılardan korur.) [Tirmizi] (Evine girerken İhlâs okuyan yoksulluk görmez.) [T.Kurtubi] (İhlâs okuyan Müslümana Cennet vacib olur.) [Nesai] (Bir kimse, sefere çıkarken 11 kere İhlâs okusa, Allahü teâlâ, seferden dönünceye kadar onun evini muhafaza eder.) [İ. Neccar] (Arefe günü, [Besmele ile] bin kere İhlâs okuyanın bütün günahları affolur ve her duası kabul olur.) [Ebu-ş-şeyh] (Bin kere ihlâs okuyan kendini Allahü teâlâdan satın almış olur.)[Râfi’î] (Cuma namazından sonra, yedi kere İhlâs ve Muavvizeteyn okuyan, bir hafta kazadan, beladan ve kötü işlerden korunur.)[İbni Sünni] (Yatarken Fatiha ve İhlâs okuyan kimse, ölümden başka her şeyin zararından emin olur.) [İbni Abdilber] (Üç şey kendisinde bulunan, Cennete dilediği kapıdan girer: Kul hakkını ödeyen, her namazdan sonra 11 defa ihlâs suresini okuyan, katilini affederek ölen.) [Berika] (Cana, mala, ırza dokunmayıp, içkiden de sakınarak, İhlâs suresini yüz kere okuyan müslümanın elli yıllık g... Devamı

Bu gün okunması gereken dua

2013-01-09 15:19:00
Bu gün okunması gereken dua |  görsel 1

Bu gün yani safer ayının son çarşamba günü okunmasında fayda bulunan dua... Devamı

Durmalı, Durulmalıyız!...

2013-01-08 16:24:00
Durmalı, Durulmalıyız!... |  görsel 1

  Zihnimiz ve kalbimiz binbir parçaya bölündü.Her tarafa yetişmeye çalışıyoruz.Yorgunuz, asabiyiz ve gerginiz.Hayatın gürültüsünden birbirimizi göremiyoruz.Bağırıyor ama sesimizi duyuramıyoruz.Gürültü var; bağıranların sesini duyamıyoruz. Bakmalı, görmeli ve seyretmeliyiz… Seyrimizi not etmeliyiz… Vakit daraldı çünkü ve sözler birikti. Vakit daraldı ve söyleneceklerin çoğu henüz söylenmedi. Durup dinlemeliyiz, Durup dinlenmeliyiz, Durup düşünmeliyiz, Ama durmalıyız önce. Durmalı, durulmalı, durulanmalıyız. Ve içimize doğru bir yolculuğa çıkmalıyız. Yola çıkmalı, yolda olmalı ve yol almalıyız. Yolu bulmalı, yol olmalıyız. Ne demişti şair: “En uzun yoldur, insanın içi...” Ömer Tuğrul İnançer... Devamı

Kalp için yapılacaklar...

2013-01-08 16:10:00

    Kalbin   zindeliğini  muhafaza   edip    manen  terakki   edebilmek,   nazargah-ı   ilahi   olan  gönlün    selim hale gelmesine    bağlıdır.  Bu   ise,   şu  esaslara    riayetle  sağlanabilir:   1.Rızkın    helal   olmasına   dikkat   etmek.   2.Kul     ve  mahlukat    hakkına   riayet   etmek.   3.Sürekli   istiğfar   ve   dua   halinde   bulunmak.   4.Kur,an-ı    Kerim    okumak   ve   ahkamına  tabi  olmak.   5.İbadetleri   huşu   ile  eda   etmek.   6.Tefekkürde   derinleşmek, her  şeyde  ve  her  yerde   ilahi  kudret   ve  azametin   mührünü  görebilmek.   7.Geceleri    ihya   etmek. gecelerimiz   manen  ne  kadar   aydınlık   olursa,  o hal,   gündüzümüze   de  akseder.  seherler,  en kıymetli   anlardır.  O  vakitleri   ziyan   etmek,  büyük   bir   manevi  kayıptır.   8.Zikrullah    ve   murakabeye   devam   etmek.   9.Ölümü   tefekkür    etmek.   10.Salih   ve   sadıklarla    beraber   olup,  fasık   ve   facirlerd... Devamı

LÂ İLÂHE İLLALAH MUCİZESİ

2013-01-07 17:09:00
LÂ İLÂHE İLLALAH MUCİZESİ |  görsel 1

  Lâ ilâhe illallah, Kelıme-i Tevhidinin anlamı; ‘’Allah’tan başka tapılacak kimse yoktur’’ anlamındadır. İslam dininin temel kurallarından birisidir. La ilahe illallah Muhammedün Rasulüllah demeyen (dil ile ikrar kalp ile tasdik  etmeyen ) kimse Müslüman olamaz.  Lâ ilâhe illallah kelimei tevhidini Muhammedün Rasulüllah kelimesi tamamlar. İkisi beraberdir. Hz Muhammed allahın kulu ve rasulüdür, (elçisidir) anlamındadır. Kelime-i Tevhîd kalplerin pasını siler ve nurlandırır. Kelimei Tevhîd ile Allah’ı zikir ve Allahı zikir ile de kalplerin huzur ve  rahatı hakkında birçok ayetler ve hadisler mevcuttur. ♥ "Allah-u Teala buyuruyor: LA İLAHE İLLALLAH benim kalemdir. Bu kaleden içeri  giren kişi benim azabımdan emin olur. ♥ "Allah'ı çokca zikreden erkekler ve Allah'ı çokca zikreden kadınlar; Allah bunlar için bir bağışlama ve büyük bir ecir hazırlamıştır." (Ahzab Suresi - 35) ♥ ‘Dikkat edin, Kalpler ancak Allah’zikretmekle tatmin olur’ (Rad suresi 28)           Müslümanın her fırsatta söylemesi gereken Kelime-i tevhidin fazileti, sevabı bereketi çoktur. Yine Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: ♥ (La ilahe illallah diyen bela ve sıkıntılardan kurtulur.) [Bezzar] ♥ Allah katında amellerin en kıymetlisi ‘Lâ ilâhe illallah’ demektir. ♥ Allah’ı zikretmenin en faziletlisi  ‘Lâ ilâhe illallah’ demektir. ♥ ‘Lâ ilâhe illallah demek doksan dokuz belayı önler, bunların en hafifi de üzerinizdeki sıkıntının kalkmasıdır. ♥ ‘Lâ il&aci... Devamı

Safer ayının son çarşamba günü kılınacak namaz (9 ocak 2013-çarş

2013-01-07 15:36:00
Safer ayının son çarşamba günü kılınacak namaz (9 ocak 2013-çarş |  görsel 1

    SAFER AYININ SON ÇARŞAMBASI KILINACAK OLAN NAMAZ ALLAH rızası için veya hacet namazı diyerek niyet edilir ve 4 rekat namaz kılınır ! Vakti sabah namazından sonra gün batımına kadardır . Her rekatta fatihadan sonra 17 kevser, 5 ihlas, 1 felak, 1 nas okunur . Namaz bitince selam verilir ve bu dua yapılır . BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Allahümme ya şedidel kavi veya şedidel muhal, ya azizu zellelte bi izzetike cemi halkıke ekfini min cemii halkıke, ya muhsinu, ya mucmilu, ya mutafaddelu, ya mun’imu, ya mukerremu, ya men la ilahe illa ente bi rahmetike ya erhamerrahimin. Allahümme inni euzubike min şerri hazel şehri ve min kulli şiddetin ve belain ve beliyatilleti kuddirte fihe ya dehri, ya deyhuri, ya deyhar, ya kane, ya keynun, ya keynan, ya ebediyyu, ya dehriyya, ya muid, ya zel arşil mecid, ente tef’alu maturid. Allahümme uhrus nefsi ve ehli ve mali ve evladi ve dunyayelleti ibteleyteni, bi sohbetiha bi hurmetil ebrar ya azizu ya gaffar ya kerimu ya settar. Allahümme bi sırril HASENİ ve ahihi ve ceddihi (a.s.) ve ebihi ve ummihi ve ikfini şerra hazel yevm vema yunzelu fihi, ya kafi. Feseyekfikehumullahi ve huvessemiul alim, ve Hasbunallahi ve nimel vekil, Vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyul azim, ve Sallallahu ala seyyidina MUHAMMEDİN ve ala alihi ve sahbihi ve sellim teslime. TÜRKÇESİ : BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Ey Allahım, ey şedidel kavi ve ey şedidel muhal, Ey aziz, izzetiyle yaratmış olduğu bütün mahlukatını zelil eden Allahım, bütün mahlukatına karşı benim yardımcım ol Allahım. Ya Muhsin, ya mucemmil, ya mutefaddil, ya mun’im, ya mukerrem, Ey ondan başka ilah olmayan Allahım, rahmetinle bize muamele eyle ey merhametlilerin en merhametlisi. Ya rabbi ben sana bu ayın içindeki şerlerden sığınıyorum ve bütün şiddetten ve beladan sana sığınıyorum ve bu ayda takdir ettiğin belalardan sana sığını... Devamı

İnşirah suresi ve Faziletleri

2012-12-25 15:39:00

  İnşirah Suresi: Bismillahirrahmanirrahim. Elem neşrahleke sadrak.Ve veda’na anke vizrak ellezi engada zahrak.Ve refa’na leke zikrak.Feinne mea’l-usri yüsra.İnne mea’l-usri yüsra.Feiza ferağte fe’nsab ve ila Rabbike fergab. “biz senin için(mutluluğu) gögsünü açmadıkmı?.Senden yükünü indirmedikmi? O senin sırtını ezen yükü.Senin şanını yüceltmedik mi?.Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır.Evet,zorlukla beraber bir kolaylık vardır.O halde boş kaldın mı yine kalk(başka bir iş ve ibadetle)yorul.Ancak Rabbine yönel”   İnşirah  suresi ve faziletleri. Maneviyâtta ilerlemek istiyenler, bu sûreyi her gün 70 defa okumayı ihmal etmesinler Aldıkları yüksek seviyeli ilmi; karşılaştıkları yüksek müşahedeleri, değerli keşifleri hazmetmek istiyenler günde yetmiş defa bu sûreyi okumağa devam etsinler İçi sıkılanlar, başı daralanlar, bunalımda olanlar selâmete çıkmak istiyorlarsa, günde yetmiş defa bu sûreyi okumağa devam etsinler Her biri de görecek ki; bu sûreye devam, Allah ın izniyle onları kesinlikle muradlarına erdirecektir Kim bu sureyi beş vakit namazlardan sonra okumaya devam ederse,Cenab-ı Hak işlerinde ona kolaylık verir ve rızkını çoğaltır,sıkıntısını giderir,ummadığı yerden rızıklandırır Bu sureyi her gün duha vaktinde ikiyüzer defa okumaya devam eden kimse bazı esrarı ilahiyyeye vakıf olur Dilek için ise;2 rekat hacet namazi kil Besmele ile 152 kere elem neşrah leke sadrak süresini oku muradini iste gece yarisindan sonra okunması makbuldür.   ... Devamı

Kur’anda (5) beş vakit namaz belirtilmiş mi?

2012-12-22 16:51:00
Kur’anda (5) beş vakit namaz belirtilmiş mi? |  görsel 1

    Kur’ân-ı Kerim’de namaz vakitleri, genelden özele doğru gidilerek açıklanmıştır. Namazların belli vakitlerde olduğunu bildiren genel bir âyetten sonra, Mekke döneminde beş vakit namaz emredilmezden önce sabah, akşam ve gece namazı olmak üzere üç vakit kılınan namaza, daha sonra da beş vakit namazın vakitlerine sarahat derecesinde işaret edilmiştir. Böylece Kur’ân’da namaz vakitlerinde bir ikmâlin olduğu, yani tedrîcî olarak tamamlanmaya gidildiği söylenebilir. Beş vakit namaza işâret eden âyetlerden bazıları şunlardır: ‘Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar belli vakitlerde namaz kıl ve özellikle sabah namazını kıl…’ (İsrâ, 17/78), ‘…Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinin yüceliğini ilan et, O’na hamdet. Gecenin bazı vakitlerinde, gündüzün bazı tarafında da O’na ibâdet et ki, Allah’ın rızâsına eresin.’ (Tâ-Hâ, 20/130); ‘Haydi siz akşama girerken, sabaha çıkarken Allah’ı takdis ve tenzih edin, namaz kılın. Göklerde ve yerde hamd, güzel övgü O’na mahsustur. Günün sonunda (ikindi) ve öğleye girerken de O’nu takdis ve tenzih edin, namaz kılın.’ (Rûm, 30/17-18). Kur’ân’ı tefsir eden âlimler, söz konusu âyetlerin işâreten de olsa beş vakit namaza delâlet ettiğini belirtirler. Meselâ Allâme Elmalılı’ya göre: ‘Bu ve benzeri âyetlerle sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı olmak üzere beş vakit namazın vakitleri tayin edilmiştir.’ (Elmalılı, ts, 3/71). Sadece Tâ-Hâ Sûresi’ndeki yukarıda geçen âyet, tek başına beş vakit namaza işâ... Devamı